"Geçen sene bir trafik kazasında kaybettiğimiz kızımızın adına arkadaşları bir turnuva düzenlediler."
Evet, haberi böyle duyurdu spiker.
İnsanoğlu her hali ile bekaya müştak olduğunu izhar etmiyor mu?
"Kızımızın adını yaşatmak için..."
"Birkaç yıl önce kaybettiğimiz ünlü işadamı adına..."
"Yılların eskitemediği sanatçımız hatırasına..."
Evet anılmak, hatırlanmak istiyordu beşer ilelebet.
Onların ölümlerinin ardından hatırlanmaları için bunca emek harcayarak biz, belki de, teselli buluyorduk sonsuzluk hissinden azıcık ta olsa nasiplenerek.
Kim bilir belki nefsimiz bu şekilde bekayı tadıyordu.
Baki kalınabileceğini göstermek için harcanan onca emek böyle yankı buluyordu nefislerimizde.
Ama ya göçüp gidenler bu misafirhaneden asıl menzile:
Böyle bir senaryoda asıl söz onların değil midir dostlar?
Acaba böyle mi yad edilmek isterler?
Bu sorunun cevabını ya rüyalarımıza girip kendileri verecekler; ya da o menzilin en muhakkak adayları olarak bizler, hasbî bir muhasebe neticesinde, kendimiz bulabiliriz cevabı.
Evet ne türden bir "anma etkinliği" isterdik acaba?
Bir şiir yarışması?
Ya da havai fişekli şöööyyle güzeeeel bir konser?
Belki de bu dünyaya gelince cevaplamamız gereken ilk sorulardan birisi budur.
Sorunun cevabı, yaşam anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemez bir maddesi olacaktır zira.
Ardından ne bırakmak istiyorsun, sana vardığın menzilde faydası olacak?
Yardım edin bize ölülerimiz, ne yapabiliriz sizin için?
Ve de ne yapmalıyız kendimiz için?